Köy Odası’na Hoş Geldiniz

15 Nisan 2009

Kategori Kültürümüz, Seçmeler

ORTACI KÖYÜ CAMİ YANI KÖY ODASI

Merhaba! Köy odasına hoş geldiniz. Bu sayfadan köylülerimizle sohbet edebilir, sitemize mesah bırakabilirsiniz. İstediğiniz konuda konuşabilirsiniz. Köyümüzle ilgili aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Yandaki resim köyümüzün cami yanındaki odasına aittir. Köyümüzün bu odadan başka bir de kahvehane yanında odası vardır.

Siz de köyümüzden yüzlerce kilometre uzakta köy odasının havasını yaşamak istiyorsanız buyrun aşağıdaki yorum yazın kısmından bize mesajınızı bırakın. Muhakkak karşılık alacaksınız.

Köy Odası Nedir?

Televizyonun,telefonun,arabanın,radyonun ve diğer iletişim/ulaşım araçlarının olmadığı dönemlerden bugüne kadar insanların toplanıp sosyal ve ekonomik sorunlarının tartışıldığı, haber ve bilgi iletişimin yapıldığı “köy odaları”, vardı. Köy odaları, köylerin sosyal yaşantısının en yoğun, etkin olduğu, insanların toplanıp doyumsuz sohbetlerin yaptığı tek yeri idi. Köy odası, o köyün, mahallenin gurur duyacağı adeta bir halk okulu gibi sayılırdı. Ayrıca köy odaları, köyde misafir severlik töremizi yaşatma da, köy odalarının misafir ağırlamaktaki işlevi nedeni ile köyde misafirlerin ağırlandığı bedava bir otel görevi de yapardı.

Köy odaları geleneği XIII. asırda Anadolu Selçukluları zamanında Ahi Evran tarafından kurulan Fütüvvet ve Ahilik Teşkilatı ile başlamıştır. Anadolu’da birçok kervan yollarına, hatta ıssız bozkırlara yapılan kervansaraylar da, yolcular için aynı işlevi yapardı.

Köye gelen garip, yolcu, misafir, tacir, çoban, orakçı, çerçi gibi insanlar hiç çekinmeden ilk buldukları köy odasına misafir olurlar.” Allah rızası” için parasız yiyip, içerler istirahat ederler.İhtiyaçları köylü tarafından karşılanırdı. Önceleri Hayvanı için de yem saman verilirdi. Oda sahibi veya köylüler içinde bu çok büyük bir onurdur. Herkes birbirini tembihlerdi ;”Odaya gelen misafire iyi bak.”diye… Köylerde odalar sosyal dayanışmayı sağlardı.

Köy odaları Türk konukseverliğinin en güzel örnekleriydi. Yolculukların yaya, hayvan sırtında, veya at arabası ile yapıldığı devirlerde, hele kış mevsimlerindeki uzun seferlerde gecelemek, konaklamak için elbette emin bir yere ihtiyaç vardı. Atalarımız, köy odalarında insanlara, yolculara yardım etmeyi kendilerine bir görev saymışlar; çünkü gün olur kendileri de uzak yerlere gidip yolcu olacaktı.

Ortacı Serbest Gezi (44)Köy odaları ’sadaka-i cariye’ (Öldükten sonra sevap hanesine devamlı sevap yazılan) olup, köyde hali vakti yerinde olan kişiler tarafından yaptırılan konaklardır..

Kurban ve Ramazan bayramlarının da odalardan bazıları açık olur.. Evlerden sinilerle yemek getirilerek odada yenilir.

Köylülerden isteyen gidip odada topluca yemek yerler.Bu artık bir gelenek halini almıştır. Günümüzde gençlerin uzun kış gecelerinde vazgeçilmez mekanları olan köy odaları da vardır.Ancak bunlar daha çok muhabbet ve eğlence amaçlı olup yukarıda anlattığım köy odası tanımına fazla girmez.Seyrekte olsa bunlarda da bazı yolda kalmışların ve geçici misafirlerin kaldığı görülür.Ancak bugüne kadar yatacak yere ihtiyacı olan bir yolcuyu da hiçbir zaman geri çevirmemişlerdir.

Köy odalarında her zaman bir oturma adabı vardır. Odaya gelen kişi kapıdan girince “Selam’ün Aleyküm” diyerek, ayakkabılarını çıkarıp geçer oturur. Yaş olarak büyükse odanın yukarısına oturur, küçükse aşağıya oturur. Odada bulunanlar hepsi teker teker “Aleyküm-Selam”dan sonra “Merhaba” derler. Veya “Cümleten merhaba” denir. Gençler her zaman aşağıda kapıya yakın otururlar. Büyükler su filan isteyince hemen su ikram ederler, hizmet ederler. İyice yaşı küçükler ise,” ağzı açık” (Konuşulan mevzuları başka yerde anlatır) diye odaya kabul edilmez .

Gençler ise kendi yaş grupları ile başka bir köy odasında otururlar.

Köy odaları köylüler için en önemli eğlence merkezidir. Uzun kış gecelerinde köy odalarında muhabbet bol olur. Çeşitli eğlenceler düzenlenir. Zaman zaman yemesine içmesine bahisler tutulur.Odalarda ,kavurma,helva,sucuk,yumurta gibi yiyecekler yapılıp uzun kış gecelerinde yatsılık niyetine yenmektedir. Ayrıca köy imamı ve ya dini bilgisi bulunan büyükler oda halkına bu odalarda vaaz ü nasihat ederler. Âşıklık geleneğinin yaygın olduğu devirlerde köye gelen âşıklar köy odasında konaklayıp, atışmalar yaparlarmış.

Geçmişten İzler (1)1940–50′lere kadar, köyün veya mahallenin insanları, kahvehaneler pek olmadığı için, orada toplanırlar, (adeta toplanmak için can atarlar), her türlü sorunları orada tartışırlar, orada hallederlerdi. Köy Odası aynı zamanda bir muhtar evi, muhtar odası işlevini de görür, köyün bütün sorunları orada konuşulurdu. Genellikle muhtarın veya bir yakınının köy odası olurdu. Devletin köye duyurusu, köyün ve köylünün her türlü sorunları, emir ve yenilikler orada konuşulup tartışılır, halka duyurulur, karara bağlanırdı. Sanki köyün bir hükümet binası, resmi binası, kültür evi gibi, bir halk okulu idi. Köye gelen, tahsildar,memurlar, jandarma, uzaklardan gelen misafirler köy odalarında ağırlandığı, köyün bedava bir konaklama evi idi.

Komşuların bağına, tarlasına, ekinine, hayvanına veya başka bir eşya ve malına, köyden biri tarafından zarar mı verilmiş, kavga edenler ve şikâyetçi muhtara bildirilir. Muhtar da ihtiyar heyeti ve ileri gelenleri ilgili köy odasına toplardı.Daha sonraki yıllarda bu iş Köy heyet odasında yapılırdı. Şikâyet eden ve edilen de köy korucusu yardımıyla çağırttırılır, orada taraflar dinlenilir, bir karara varılırdı. Zarar verene, zarar ziyan bedeli ödettirir.Bu şekilde devleti de yormadan sulh olurdu. Zarar belli de, zarar veren ödememekte direnirse, resmi makamlara havale edilirdi. En sonunda iki taraf da, barıştırılır, yatıştırılır, “Allah razi olsun, muhtar sayesinde hallettik, yoksa kasabada dünya gadar mesarif ederdik, perişan olurduk” diye muhtara dua edilirdi. Böylece, köy adaleti yerini bulur, taraflar memnun olurdu. Devlet de adli bir yükten kurtulmuş olurdu.

Yorumlar

  1. #1 Emir TUNCAY
    Aralık 29th, 2009 at 02:04

    değerli site yöneticisi;
    Öncelikle sitenizle ilgili olarak,hem köyünüzü hem de yörük örf ve adetlerini tanıtmanızı takdirle karşılıyorum.Başarılar diliyorum.
    Şimdi:Ben Sındırgı-Yaylabayırlıyım. Şu anda Turgutlu’da Öğretmen olarak görev yapmaktayım.Sizlerin akrabası olduğunu söylediğiz “Deli Ümmetler” sülalesi beldemizde mevcuttur.Ümmet Dayı vefat etti.Kardeşi Hacı Çakır Hafız Dayı sağ.Ümmet Dayının oğulları (Sakar Efe) ve torunları beldemizde yaşamaktadır.Belediye Başkanlığının telefonu 0266 3473008 dir buradan başkana ulaşıp daha sağlıklı bilgi alabilirsiniz. Sağlıcakla Kalın.Ne Mutlu Türküm Diyene!

    Cevap VerPost Reply
  2. #2 asiye çürük
    Ocak 11th, 2010 at 02:01

    bu yapmıs oldugunuz degerlı calısmalarınız sayesınde köy hasretımız bır nebze gıderılıyor emegınıze saglık

    Cevap VerPost Reply
  3. #3 emir tuncay
    Temmuz 22nd, 2010 at 16:09

    değerli site yöneticisi;
    Öncelikle sitenizle ilgili olarak,hem köyünüzü hem de yörük örf ve adetlerini tanıtmanızı takdirle karşılıyorum.Başarılar diliyorum.
    Şimdi:Ben Sındırgı-Yaylabayırlıyım. Şu anda Turgutlu’da Öğretmen olarak görev yapmaktayım.Sizlerin akrabası olduğunu söylediğiz “Deli Ümmetler” sülalesi beldemizde mevcuttur.Ümmet Dayı vefat etti.Kardeşi Hacı Çakır Hafız Dayı sağ.Ümmet Dayının oğulları (Sakar Efe) ve torunları beldemizde yaşamaktadır.Belediye Başkanlığının telefonu 0266 5473008 dir buradan başkana ulaşıp daha sağlıklı bilgi alabilirsiniz. Sağlıcakla Kalın.Ne Mutlu Türküm Diyene!

    Cevap VerPost Reply
Sen de Yorum Ekle